|

|
BURSA TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ
Küçük Asya (Anadolu) çok eskiden beri meskun idi.Milattan önce 2000 yıllarında Trakya'dan Anadolu'ya bir takım kavimler geçmişler.Bunlardan Tiniler (Thyni) Bursa'nın kuzeyine, Misiler (Mysi) batısına, Meoniler (Meoenies) güney ve doğusuna yerleşmişler.Bursa - İznik- İzmit havalisine ta Kastamonu'nun batısına kadar uzanan yerlere Tini'ler yerleşmiş bulunduklarından bu civara Bitinya adı verilmiş, bu ad uzun müddet , türlü devletlerin eline geçmesine rağmen hep aynı şekilde kalmıştır.
Çanakkale civarında bulunan meşhur Trova'lılar bir aralık satvetlerini Bitinya 'nın batı kısımlarına , Bursa civarına kadar uzatmışlar.Sonradan Lidya Krallığı buralara hakim olmuştur.Lidya kralı Krezüs'ün idaresi zamanında İran-Akamaniş sülalesi hükümdarı Kurus (Keyhusrev) bütün küçük Asyayı zaptedince Bitinya da eline geçmiş oldu ve 200 sene İran'ın İkinci Satraplığı (vilayeti) halinde kaldı.
BİTİNYA KRALLIĞI ve BURSA
Makedonyalı Büyük İskender'in fethi sırasında ( Milattan önce 346-323 ) Bitinya krallığının başında kral Zipets bulunuyordu. İskender'e ve ondan sonra buralara Hakim olan General Antigon'a boyun eğerek krallık muhafaza edilebildi. Bu sırada Antigon Askanya (İznik) gölü yanında bir şehir kurarak kendi adını verdi.
Antigon Trakyalı Lizimahos'a geçmiş, o da İznik 'in ismini değiştirerek zevcesinin adına göre Nikya adını takmıştır.
Kral Zipets'in oğlu birinci Nikomet ( M.önce 279 ) krallığın tam istiklalini aldıktan sonra memleketin imarına çalıştı.Astakos (İzmit) körfezi başında eski bir şehir yerine yeni bir kasaba kurdu ve kendi adını takarak Nikomedya dedi. Bu kralın yerine oğlu Prosyas Jelas geçti.(M. Önce 246-232). Sonra birinci Prosyas kral oldu(232-192). Bu krallar zamanında İznik mamur bir şehirdir ve uzun zaman da devlet merkezidir.
Birinci Prosyas , evvelce Ankara havalisine gelmiş ve bir birlik kurmuş olan Galatların Bitinya'ya hücumlarını önlemiş olduğu gibi Bergama ve diğer komşularına Karşı da satvetini tanıtmış, hatta Heraklıya (Ereğli) yi dahi muhasara etmişti.
Prosyas 'tan sonra oğlu ikinci Prosyas (Avcı lakabı ile meşhur imiş) kral Olmuştur (M. Önce 192-146) . Bunun zamanında Roma imparatorluğu gelişmekteydi, Romalıların Zama (Afrikadadır)savaşında (M.Önce 202) yendikleri Kartaca komutanı Meşhur Anibal bu krala sığınmıştı. Prosyas Anibal'den çok faydalar görmüş , savaşlarda Fikirlerinden faydalandığı gibi şehir kurmakta da onun yaptığı planlara göre hareket etmiştir. Buna rağmen ağır basan Romalıların isteğine boyun eğerek Anibal'i teslimdende çekinmedi, mamafih Anibal Gebze civarlarında intihar etmiştir
Prosyas'tan sonra oğlu ikinci Nikomed kral oldu(M. Önce 146-92) Bunun zamanında Pontus kralı (Karadeniz boyunda ) Mihirdat vardı, iki kral birleşerek Romalılara karşı gelmek istedilerse de muvaffak olamadılar.
İkinci Nikomed'in oğlu Üçüncü Nikomed (M. Önce 92-75 ) zamanında Bitinya'yı Mihirdat istila etmiştir, fakat Romalıların yardımı ile istiladan kurtulmuştur, Ama bu sefer Roma egemenliği altına geçmiş ve Roma'nın bir vilayeti olmuş, Romalılar uzun müddet bu havaleyi bir Prokonsül (seçilmek suretiyle getirilen vali) İle idare etmişlerdir.
Uzun müddet Bitinya namını taşıyan bu bölgede, şehrimiz civarında şu kasabalar vardır: Proza (Bursa) , Nikya( İznik), Kios (Gemlik) , Apamea (Mudanya),Nikomedya ( İzmit), Halkidonya( Kadıköy), Herakliya ( Ereğli)
BURSA ve CİVARINDAKİ KASABALARIN KURULUŞLARI
Proza(Bursa), Meşhur coğrafyası Strabon ve Bizans tarihçisi Etyen'e göre Lidya kralı Krezüs'ün çağdaşı olan bir Bitinya kralı tarafından kurulmuştur. Tarihçilerin Çok inandıkları Roma valisi genç Plin'in haberine göre İkinci Prosyas'a sığınan Anibal'in planına göre kurulmuştur.Bu hesaba göre Bursa milattan bir buçuk asır önce Kurulmuş ve adı da kral(proza) nın adından alınmış oluyor.
Kiyos (Gemlik) milattan 12 asır önce Gürcistan havalisine gitmiş olan bir İyon sefer heyetinin dönüşü sırasında kurulmuş, kahramanlarından Kiyos'un adı bu yeni kasabaya verilmiştir.
Romalılarla savaşan Makedonya kralı Filip V kasabayı Bergama' lılardan kurtararak damadı Bitinya kralı Prosyas'a vermiş oda kasabayı yenilemiş ve kendi Adını takmıştır, bu suretle iki tane Bursa meydana gelmiş,birine sahil , Bursa'sı Diğerine Uludağ dibindeki şehrimize de Olimp Bursa'sı demişler.
Apamea ( Mudanya ) Milattan 10 asır önce o civarda bir kasaba varmış, o tarihlerde buralara gelen İyonlar Mirlea adını taşıyan o eski kasabanın yakınına Başka bir şehir kurmuşlar.(Mirlea'nın harabeleri Mudanyanın Hisarlık civarında Bulunmakta olduğu bildiriliyor.Prosyas buralarını aldıktan sonra imar etmiş ve Zevcesinin adına nispetle Apamea ismini takmıştır.Mudanya adı daha sonra verilmiştir .
Çekirge (Pitya) ile Mihaliç (Karacabey-Miletepolis) Uludağ dan Çanakkaleye Kadar uzanan küçük Misya'ya dahildi. ( Şimdiki Misi köyünün bu ad ile ilgisi Düşünülmeye değer).Abulyont güzel sanat ilahesi adına mabedi ile meşhurdur.O küçük ada veya zaman zaman yarımadada eski mabed ve mozaiklerinin bulunduğu söylenmektedir
ROMALILARDAN OSMANLI DEVRİNE KADAR BURSA VE CİVARI
Bursa , Roma'nın bir vilayeti haline geldikten sonra ara sıra bu civara gelen İmparatorlar ile mıntıkada bulunan bazı valilerin yardımını görmüş ve imar edilmiştir. İmparator Trajan zamanında vali bulunan genç Plin Hisar içinden ibaret olan Bursa Şehrinde büyük binalar ve saraylar yaptırmış, fakat bunlar bugün yoktur.Bu vali Çekirgedeki hamamı da Trajan'ın müsaadesiyle tamir ettirmiştir.İznik teki Tiyatro Kalıntısı da bu devrin eseridir. İmparator Adriyan , zamanını gezmek ile geçirip Vilayetleri imar ile meşgulken bir aralık Bursa' ya da gelmiş, Atranos (Orhaneli'ye Yakın bir yerde bir kasaba vemabet ile okul yaptırmıştır, harabelerini son zamana kadar bulunmakta olduğu da haber verilmektedir.Bu imparator İznik'i de imar ettirmiş, Surları yeniden yaptırmış, İstanbul ve Lefke kapılarını ilave etmiş.
325 senesinde İznik'te Hıristiyanların meşhur rahiplerinden 318 tanesi toplanmış , Aryüs ve taraftarlarının itirazlarını (İsa'nın Üluhiyeti meselesi) halletmek için konsey yapılmış,yeni Hıristiyan olmuş bulunan İstanbul'un kurucusu Kostantin de bu konseye gelmiş, konuşmaları altın taht üzerinde takibetmiştir. İznik böylece Hıristiyan alemi için önemli bir kasaba haline gelmiştir.
395 'te Roma imparatorluğu ikiye bölünmüştü, Bursa ve havalisi bu bölümde Doğu Roma imparatorluğuna kalmıştır.
İmparator Jüstinyen zamanında Çekirge hamamları yeniden imar edilmiş saraylar yapılmış , (rivayete göre bu saraylar Hüdavendigar camii yerinde imiş) (525-565)
İmparatoriçe Teodora 4000 kişilik avenesi ile bir yaz mevsimi için Bursa' ya gelmiştir.Jüstinyen İznik'te de kiliseler yaptırmış, Lefke kapısından gelen su yolları o zamandan kalmadır.
İran-Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz ile Bizans imparatoru Herakliyüs arasındaki savaşlarda İranlılar Anadoluyu istila etmişlerdi.Bizanslılardan memnun olmayan Bursalılar Rumeli'den gelenlerle anlaşarak Bizans'a karşı gelmişlerse de İstanbul patrik inin Rumeli den gelenleri kandırması üzerine Bursalılar yine Bizans a Boyun eymeye mecbur olmuşlardır.
Abbasi halifesi Harunurreşit'in orduları Söğütçük kasabasına kadar gelmişlerdi, evvelce imparatorla yaptıkları muahede şartlarını tekrar tanıtarak dönmüşlerdir.
1071 de Alp Arslan'ın Bizans imparatoru Romen Diyojen'i Malazgirt savaşında yenmesinden sonra Batı Anadolu ya uzanan Selçuk orduları,Selçuk padişahı Melikşahın tayin ettiği Kutulmuş oğlu Süleymanın idaresinde ilerlemekte iken Bizanslılar bir daha ordu ile talihlerini denedikten sonra çekilmeye mecbur oldular. Zaten o zamanlar Anadolu da ki Bizans valileri ve beyleri itaat etmemekteydiler. Fırsattan istifade eden Süleyman İznik'e kadar gelmiş , İzmir ve Alaşehir civarı da alınmıştı. Bizans a yakın olması için Süleyman 1081'de İznik'i baş şehir yapmıştır.
Süleyman , soradan Antakya Halep civarına döndü oradaki savaşlar esnasında vefat etti, oğlu Kılıç Aslan küçük kaldı.Büyük Selçuk padişahı Melikşah bu çocuğu Irak ta ki sarayına götürüp orada terbiye ederek yetiştirdi.
Süleyman'ın ölümünden sonra emirleri ve komutları bulundukları yerleri idare etmeye çalıştılar. İznik'te de Ebülkasım adında biri vardı, bu komutan Bizans ile anlaşmayı düşünürken entrikalarını anladı. Kılıç Aslanda birliği sağlamak üzere memur edilmişti,genç emir İznik'e girdi ve Anadolu Selçuklu devletini diriltti. İznik'i merkez yaptı.(1092)
İmparator Aleksi Komnen Selçuk Türklerinin İstanbul yakınlarına gelmelerinden korkuyordu , bu sebepten bir taraftan yeni kaleler yaptırıyor,Lopotyum(Ulubat) Kirmastı (M. Kemal paşa )bunlardandır, diğer taraftan Kudüs'ü müslümanlar'dan almak maksadıyla ayaklanmaya çalışan Avrupa Hıristiyanlarını teşvik ediyordu.
Bunun üzerine haçlılar Rahip Piyer Lermit idaresinde iki yüz elli bin kişilik bir ordu ile İstanbul 'dan İzmit ve Gemlik'e geldiler. İznik'e akınlar başladı.Kılıç Aslan bu orduya büyük telefat verdirerek İznik önlerinden çevirdi
İki yıl sonra Godfrua dö Buyyon idaresinde gelen ve İzmit te eski seferin kalanları ile birleşerekyedi yüz bini bulan haçlılar İznik'i sardılar.Kılıç Aslan şehir dışında çarpışmayı gerekli buldu, şehride zaten iyi tertiplemişti; fakat saldıranların Çokluğu Kılıç Aslanı çekilmeye ve İznik'i teslime mecbur etti.(20.06.1097) . Kılıç Arslanın karısı ile çocuğu esir oldu, İznik'e gelen Bizans valisi esirlere iyi muamelede bulundu.
Dördüncü haçlı seferinden sonra İstanbul da bir Latin hükümeti kurulmuştu.(1204mayıs) . Son imparator Aleksi Lanj'in damadı Teodor Laskaris İznik'i merkez yaparak Bizans imparatorluğunu devam ettirmek istedi.Bu esnada Bursa İznik'te Bulunan Bizans imparatorluğuna bağlı kaldı.Bundan 60 sene sonra (1261) Laskaris ailesinden imparatorluğu alan Mişel Paleoloğ İstanbul 'u Latinlerden kurtardı ve merkezi İznik'ten İstanbul'a nakletti,Bursa bu suretle İstanbul'a bağlandı ve bir çeşit beylik İle idare edildi.Bursa gibi Kestel , Harmankaya (harmancık),Atranos(Orhaneli),kite ,Ulubat Da birer tekfurluk idi.Bu hal artık Osmanlı devleti kuruluncaya kadar böyle devam etti
OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞU ve BURSA'NIN ALINMASI
Selçuk padişahı Alaeddin Keykubat zamanında ( 1210-1236) Oğuzların Kayı boyu, Ertuğrul beyin başbuğuluğu altında, Ankara civarında ki Karacadağa Yerleşmişlerdi. Sonradan Söğüt ve Domaniç e geldiler. Ertuğrul 90 yaşının üstünde vefat etti. (1281) Söğüt kasabasına gömüldü, şimdi türbesi oradadır.Ertuğrul dan sonra oğlu Osman idareyi eline aldı.Bu nispetle yeni kurulan devlete Osmanlı denmiştir.
Bu zamanda Bitinya bölgesinde (Bursa ve çevresi) Bizans idaresi gevşekti. Selçuk padişahının da nüfusu kalmamış, Ankara dan Eskişehir'e kadar olan yerlerde Ahi şeyhlerinin nüfusu fazla idi.Osman bu Ahi şehyler inden faydalanmasını bildi. Eskişehir civarında bir teknesi bulunan Edebali'nin kızını aldı, Şeyh Mahmut (Mevlidi yazan Süleyman Çelebinin annesinin babası) Edabali'nin kardeşi Ahi Şemsettin ve oğlu Ahi Hasan (Bursa'nın alınmasında şehre ilk girenlerdendir)ve Cendereli Kara Halil devletin kurulmasında hizmeti olan şeflerdir. Mamafih başka aşiret beyleri de birliğe katılmış ve çalışmışlardır, Samsa çavuş (İnebey mahallesinin üstünde namına bir sokak vardır), İnegöl'ü almakta rolü olan Turgut Alp, Kara Timurtaş'ın babası Daz Ali gibi.
Osman ve yardımcıları sayesinde 1291 de Eskişehir civarında ki Karaca Hisar alındı.Bursa çevresindeki Rum beyleri (Tekfurlar) Uç beyi olan Osman'ın hareketlerini önlemek için birleşmek istemekteydiler.Bu maksatla Yarhisar tekfuru kızını Bilecik tekfuruna vermek ve bir düğün yapmak suretiyle Osman'a bir tuzak kurmak istediler, maksatları Osman'ı yok etmekti, Osman'ın dostu olan Harmancık tekfuru Mihal bey vaziyeti haber vermiş, Osman'ın karşılık tedbiri sayesinde tuzak ters dönmüş, Yarhisar beyinin kızı olan gelin Nilüfer'de esir edilmiş,Orhangazi'ye nikahlanmıştır.Bunun üzerine Bilecik ve Yarhisar zaptedilmiştir, Turgut Alp İnegöl'e doğru yürümüş, Osman arkadan yetişmiş ve kasaba zaptedilmiştir(1299).
Bu sene ilhanlılara karşı Selçuklar ayaklanmak istemişler, Padişah Alaaddin Keykubat da kaçmış, uç beyleri tamamen serbest kalmıştır.Osman da diğer beyler gibi serbest kalmış olmakla beraber gerek selçuklulara ve gerek İlhanlılara bağlılıktan tamamen ayrılmamıştır.
Bilecik 1299 'da zaptedilince uç beyliğinin merkezi ortaya getirildi. Yenişehir civarı alındı, orası yeniden imar edildi(Yenişehir denmesinin sebebi budur).İznik kuşatıldı fakat alınamadı, Osman bey İznik civarına bir kale yaptırdı ve yiğitlerin Daz Ali'yi orada bıraktı.
Osman bey 1307'de Bursa, Kestel , Kite,Atranos tekfurlarının birleşmiş ordularını Dimboz bayırının doğusunda perişan etmiş , Dimboz ve Kite tekfurları Kaçmış , Osman'ın kardeşi Gündüz Alp'in oğlu Aydoğdu da orada şehit olmuştur, mezarı şimdi Dimboz köyünün altında yol kenarındadır. Kaçan Kite tekfuru kalesinin önünde öldürülmüştür. Diğer tekfurlar Ulubat'a kadar takip edildi. Bunun üzerine Osman Gazi Bursa'yı kuşatmaya başladı. Bu maksatla gözlemek, dışarıdan gelen yardımları önlemek için iki tane kale yaptırdı, biri Kükürtlü hamamı karşısında buraya kardeşi Aktimur'u bıraktı , diğeri de Molla Arap mektebinin yerindedir,buraya da yiğiterden Balaban beyi bıraktı.
Bursa'nın kuşatılması uzun sürdü, kuzey tarafı da sarılamamıştı.Mamafih Osman da ihtiyarlamış, savaş idaresini oğlu Orhan'a bırakmıştı.Orhan yukarıda isimleri bildirilen zatların katılması ile Bursa'nın kuşatılmasına devam etti.1321 de Mudanya ve az sonrada Gemlik ve Atranos(Orhaneli) alındı, şehrin kuşatılması tamamlandı, Orhan karargahı Bursa'nın hemen güney kenarındaki Pınarbaşı meydanına getirdi.Savaştan kurtulamayacağını anlayan Bursa tekfuru Broses Köse Mihal'in delaleti ile teslim olmak istedi, 30 bin Flori altını mukabilinde avenesi ile birlikte çıkıp gitmeye razı oldu , verilen askerlerin himayesinde Gemlik'e oradan da , gemilere bindirilip gönderildi. Bu suretle Bursa Türk hakimiyeti altına girmiş oldu(726-6 Nisan-1326 cmts)
Orhan Bursa halkına adilane muamele etti, kimsenin çöpünü aldırmadı, yalnız tekfurun hazinelerini gazilere dağıttı. Tekfurun veziri de Bursa'da kalanlar arasında idi, şehirde pek çok ölü görüldü, sebebi sorulunca açlıktan öldükleri bildirildi.
Vesikasız olan bu habere karşılık bizim eski tarihimiz (Aşık paşa zade gibi) ehali yerinde kalmıştır,derler.Bursa'nın zaptından bir sene sonra (1327) ilk Osmanlı parası burada basılmıştır.
Bursa'nın fethinde bulunmayan Osman Gazi çok geçmeden ölmüş ve baştan Söğüt'e gömülmüş, kuşatma zamanında uzaktan gördüğü manastır(Sent Eli) göstererek ölünce o (Gümüşlü kümbet)' e gömülmesini vasiyet ettiğinden Orhan babasının cesedini oraya getirip, şimdiki yerine gömdü.
Osman Gazinin iki zevcesi vardı, biri Şeyh Edebali'nin kızı Bala hatun , bundan Alaeddin Ali bey doğmuştur, diğeri Ömer bey kızı Mal hatundur, bundan Orhan bey doğmuştur, diğer oğulları Pazarlı, Çoban , Melek, Hamid beylerle kızı Fatma'nın hangi zevcesinden doğdukları belli değildir. Edebali ile Bala hatun birer ay aralıkla ve Osman'dan bir ay önce vefat etmişlerdir.Çoban bey adına Bursa'da bir mescit ile türbe vardır, ayrıca pek eski vakıf akarları da görülmektedir.
Orhan tarafından alınan Bursa şehri şimdiki Hisar içinden ibaretti.Etrafı surlarla çevrili idi. Anlaşıldığına göre birde varoş var. Bu varoş Çakır hamamı önünde çatal fırına uzanan bir Rum mahallesi, sonra Yahudilik, gece mahallesinde tekrar bir Rum mahallesi var.
Bu şehir, yukarıda yazıldığı gibi, Anibal zamanında kurulmuş, fakat surların ve hatta şehrin daha çok eski olduğu da bildiriliyor. Kale'nin eskiliği kale içinde bulunan eski bir paradan anlaşılmaktadır: burası Roma Kayseri Karakalla'ya aittir. Üzerinde Trova kahramanı büyük Ajak'ın kendisini Bursa'da nasıl öldürdüğü tasvir edilmekte. Orhan Bursa'yı zaptettiği sırada türlü zamanda tamirlerle karakterini kaybetmiş olan bu surlar vardı, surlarda 67 kule bulunmaktaydı, beş kapı ile dışarı açılmaktaydı. Ayrıca şehrin altında dışarı açılan gizli fakat geniş, kemerli yollarda vardı. Şimdiki kolordu yerindeki iç kaleden şehir içine ve oradan türlü istikamette uzanan yeraltı yollarını Şehadet camii önündeki şosenin altında gördük. Yeşil türbe civarında Yerkapı aralığında No:8 evde de o devrin yol kemerleri halen vardır. Ahmet Vefik paşa hastane sinin ortadaki pavyonun altında da Bitinya ve sonradan Bizanslaşmış saray mahzenleri vardır. Yer altı yolunun kemerleride büyük tuğlalardan yapılmıştır.Bu yol yıldız kahvenin altında, fırının arkasında dışarı çıkardı, geçen sene buraları toprakla doldu. Eski Bitinya mezarlarına şehir dışında raslamaktayız. Yahudiliğin altında Mahmut ağanın değirmeni denen yerdeki inşaatta beş metre derinlikte tuğla kapaklı mezarları gördük.(Selimiye mahallesine dönen köşedeki büyük apartman yerindedir).
Şehir dışı bahçelik, hatta gezmeye dahi gidilmeye fundalıklar imiş, Gökdere Çakır hamamı önünden akıyor, Orhan camii yerinde de bir çay varmış. Hisar içindeki şehirde iki bin ev, yedi mahalle, yedi mihrap(kilise veya manastır olacak), bir hamam, bir çarşı, yirmi dükkan varmış. Manastırın büyüğü Tophanedeki Sent Eli mabedidir. Kilisenin biri kavaklı mescidi yerinde, biri zindan kapıda, diğer biride Üftade camii yerinde olduğu anlaşılıyor. Bu sonuncusu büyüktür. Yerkapı da kireççi Emin'in apartmanı avlusunda, bina ile sur duvarı arasında büyük mozaik eski devrin en zarif eseridir. Bizans devrinin ilk zamanlarına ait olduğu sanılmaktadır.Yeşil, kırmızı, siyah ve beyaz mozaik taşlarından işlenmiş ortada bir güvercin, etrafı su yolları ve motiflerle işlenmiş bir eserdir.
ORHAN GAZİ DEVRİ ve BURSA'NIN GELİŞMESİ
1326-1360
Bursa alındıktan sonra Osmanlı devleti teşkilatlanmaya başladı,ilk para da 1327'de Bursa'da basıldı.İlk anıtlar bu devirde yapıldı.(Saat kulesi arkasındaki mescit şuanda yoktur).
1330 da İznik alındı, harp sahasına yakınlığı dolayısı ile hükümet merkezi İznik'e nakledildi(1331-1335). Bu devirde İznik'te ilk Osmanlı anıtları yapıldı, bilginler de oraya gelmeye başladı.Artık orası eski mamur şeklini bulduğu gibi uzun müddet Bursa ve hatta İstanbul'un çinileri dahi orada yapılmıştır.
1335'te Bursa tekrar hükümet merkezi olmuştur. Bu devirde Orhan Gazi Gökdere kenarında bir camii (şimdiki Orhan camii), yanında bir imaret, medrese, han (Emir hanı), hamam yaptırdı ve etrafını bir duvarla çevirtti. Hisar içinde eski hamam, Sürmeli mescit, Alaeddin camii, Molla arap'ta Çoban bey mescidi(o devrin olduğu Anlaşılıyor) yapıldı, fakat bu güne kadar kalan en eski eser Alaeddin camiidir.
1337'de İzmit alındı. Balıkesir ve civarı(Demir han ve Dursun bey kardeşlerin taht kavgalarından faydalanarak) alınınca Karesi beyliğinde ki büyükler( Evrenos bey, Hacı İlbeyi, Gazi Fadıl gibi) Osmanlı hizmetine geçtiler, devletin gelişmesinde bunların rolleri büyüktür.
Orhan, Bizans imparatoru Kantakuzinus'un kızını almıştı. Bir aralık ziyaret için İstanbul'a yakın gittiği de bildirilmektedir.
Rumeli ye geçip yerleşen oğlu Süleyman paşanın 1459'da ölümünden çok geçmeden Orhan'da vefat etti(1360).
Bu devirden Bursa Hisar içinden dışarı çıkmaya başladı, İç Anadolu dan gelen Türk aileleri şehre yerleşiyorlar, fetih sırasında gelen erenlerin yerleştikleri semtlerde de mahalleler oluyor.
Orhan Gazi'nin çoluk çocuğu: Yarhisar tekfurunun kızı olan Nilüfer hatun'dan Murad ve Süleyman doğmuş, imparator kızı teodora'dan Halil ve Kasım, diğer bir Rum Prensi olan Asporça hatun İbrahim ve Fatma olmuştur.Bir de babasının sağlığında ölen Sultan bey vardır. İbrahim, Eskişehir sancak beyi iken 1360'ta öldürülmüştür.
HUDAVENDİGAR MURAD DEVRİ ve BURSA'NIN GELİŞMESİ 1360-1389
Orhan'ın vefatı üzerine oğlu 1. Murad bey olunca babasının yolunda yürüdü, kendisi Anadolu fütuhatına devam ederken emirleri de Rumeli'de başarılar sağlamaktaydı. Rumeli de Filibe alınınca Hıristiyanlar büyük bir ordu ile bu yeni devlete karşı yürümek istediler. Edirne'de bulunan beylerbeyi Lala Şahin paşa(Bursa'da medresesi var, türbesi M. Kemal paşa dadır) Murad'a haber yollamakla beraber Hacı İlbeyi düşmana karşı yolladı. Meriç'i geçen Haçlıları Hacı İlbeyi dağıttı(1363-Sırp sındığı). Murad bu zaferin Şükranı olmak üzere Bilecik'te bir camii, Yenişehir'de Postin Puş gazi baba için bir tekke yaptırdı. Bu zaferden gururlanmayan padişah, düşmanın kuvvetli geleceğini de düşünerek hükümet merkezini Edirne'ye nakletti. Mamafih Bursa'dan da ilgisini kesmedi(1366). Edirne'deki ilk camii ve saraylar bu zaman yapılmış.Bir taraftan da ordu Sofya ya doğru ilerlemekteydi.Köstendil zaptedildi.Sırp prenslerinden olan Köstendil beyi Osmanlı hakimiyetini tanıdı ve bir kızını Murad'a , birini Beyazıt'a ve diğerini de Murad'ın diğer oğlu Yakup'a verdi.Bundan sonra ilerleme bir müddet için durduruldu.Bu arada Çekirgede ki imarete devam edildiği gibi büyük düğünler de yapıldı. Evvela bey sarayında(Şehadet camii karşısındadır) şehzadelerin sünnetleri yapıldı. 1381 de Bursa'da misli görülmeyen bir evlenme oldu.Kütahya da ki Germiyan oğlu Süleyman Şahın kızı Sultan Hatun Yıldırıma yavuklu edildi.Düğün hazırlıkları yapıldı. Murad etraftaki beyleri davet etti.(Hamid, Karaman, Menteşe, Saruhan,Teke,Kastamonuda İsfendiyar, Mısır sultanı ).Elçiler geldi her biri yerlerine oturtuldu, ama Mısır sultanı elçisi başa geçirildi. Bol saçılar geldi, Osmanlı emirleri de davetli idi. Evrenos gazi'nin Hediyeleri konukları şaşırtacak şekildeydi.Murad gelen hediyelerin hepsini elçilere Dağıttı, şölen yapıldı. Bu usul şöleni getiren Hacı İvaz paşadır.Bursa kadısı Koca Efendinin reisliğinde üç bin kişiden mürekkep bir heyet Germiyan'a , kızı almaya gitti. Bin kişiye yakında oradan katıldı, gelini ata bindirdiler, Çaşnıgir başı Paşacık ağa Gelinin atını yederek Bursa 'ya geldiler. Bu düğünden sonra Simav, Egrigöz, tavşanlı havalisi osmanlı ülkesine katıldı. Bu düğünde Murad'ın biricik karısı Gülçiçek hatun idi (Türbesi Muradiye Yahşibey mahallesindedir.)
Murad Anadolu seferlerinden birine giderken Bursa'da küçük oğlu savcı beyi bırakmıştı, Bazı kimseler genç şehzadeyi kandırdılar ve babasına karşı koydular, Kite ovasında babası ile karşılaştı, yenildi, kaçarken Dimitoka'da yakalandı ve öldürüldü (Kasım 1385). Devlete çok hizmeti olan Cendereli Kara Halil vefat etti (1388) .(Tuz pazarındaki camiinin minaresi duruyor.)
Osmanlı devletini yok etmek maksadile yürüyen büyük bir haçlı ordusunu Murad Kosva'da dağıttı, fakat kazanılan büyük zafer sonunda Murad , Miloş-obiloviç-Kableviç- adında yaralı bir düşman tarafından hançerlendi, Padişah ölmeden hemen oğlu yıldırım Beyezid'i çağırtı, beylerin de muvakatile padişahlığı ona verdi, vefat edince bağırsakları için orada bir meşhed yapıldı cesedi, Yıldırımın Bursa kadısı ile hassa harç emini Süleyman beye yazdığı bir fermanı ile beraber yollandı, düşmanı takip etmekte olan Yakup çelebi de öldürüldü babasının na'şi ile birlikte Bursa'ya yollandı
Murad'ın şehit olması üzerine Mısır'daki Sultan Berkuk Bursa'daki türbesine Konmak üzere bir Kur'an, bir şamdan, birde kazan yolladı.(Bunlar müzededir).
Murad, Gül çiçek ismindeki zevcesinden başka bir de Rum prensi almıştır. Beyazıt,Yakub,Savcı isminde üç oğlu olmuştu. Çekirgedeki imaretinin vakfiyesi 787 Cemaziyelahir-1385 Ağustos tarihlidir.
YILDIRIM BEYAZIT DEVRİ ve BURSA'NIN GELİŞMESİ
Yıldırım Beyazıt Kosova muharebesinin neticelerini aldıktan sonra Anadolu da ki Ayaklanmaları bastırdı, bir çok beyliklerde devlete katıldı. İstanbul kuşatıldı, fakat zaptedilemedi. 1396'da İstanbul muhasaradayken Rumeli'den yine bir haçlı ordusunun yürümekte olduğu haberi geldi. Düşman Niğbolu'ya gelmiş ve kuşatmıştı. Kalede Bursalı Dizdar Doğan beydi. Yıldırım Beyazıt acele yetişti, bir gece tek başına tebdil kıyafetle kaleye sokuldu,içeri bağırdı, Doğan bey padişahına yakışır vakar ile herşeyin yolunda olduğunu haber verdi. Yıldırım ikinci bir gün kaleyi kurtardı ve düşmanı perişan etti, bu büyük zaferde birçok ganimet malıda kaldı.Seferden dönen padişah Bursa'da Ulucamii, Yıldırımda camii, medrese, okul,Daruşifa, hamam, Ebu İshak camii'ni Yaptırdı.
Ne yazık ki bu muzaffer kumandan, hükümdar, doğudan gelen Timur ordusuna Ankara savaşında yenilmiştir(Temmuz 1402). Muzaffer Timur batı Anadolu yu aldı, askerleri Bursa ya kadar geldiler, şehri kısmen tahrip ettiler, Ulucamii ahır yaptılar , Giderken de camii yaktılar.İzmir'den dönen Timur Yıldırımı Akşehir'e yollamıştı. Kendisini Semerkand'a götürüleceğini hisseden Beyazıt yüzüğünün taşındaki zehirle kendini öldürdü.14 Şaban 805 H. 1403 muvakkaten Şeyh Mahmut Hayrani'nin türbesine gömüldü.
Timur Akşehir'e dönünce Yıldırımın zevcesi olan Rum prensesini teselli Etmiş, esir bulunan Musa'ya da babasının cesedini Bursa da ki imaretine götürmesini emretmiştir. Timur bundan sonra memleketi taksim ile bırakıp gitmiştir.
Yıldırımın çocukları: Süleyman, İsa, Musa, Mehmed, Mustafa Çelebiler Ankara harbinde bulundular,Kasım ile Fatma Bursa'da idiler.Diğer kızıda Emirsultan ile evlenmişti, Ertuğrul önce ölmüş.
Yıldırım zamanında Bursa, Ulucmi'den Yıldırım semtine kadar gelişmekteydi, bilhassa Yıldırım mahallesi kurulmuştur.
KARDEŞ KAVGALARI ve BURSA
1402-1413-1421
Ankara savaşı sonunda İsa çelebi, beyler beyi gazi Timurtaş paşa(türbesi Çakır hamamı önündedir) ile Balıkesir ve Bursa ya geldi. Mehmed Çelebi Beyazıt paşa ve kardeşi Hamza beyle beraber Amasya ya gitti.Süleyman ise baş vezir Çandarlı Ali paşa ile Bursa ya geldi, hazineleri alabildiği kadar aldı, iki küçük kardeşini Bizans'a rehin bırakarak Edirne'ye geçti.Musa ve Mustafa Çelebiler'de esir düştüler. Mustafa Semerkanta götürüldü, Musa'da babasının naşı'nı Bursa'ya getirdi o zaman Bursa ve Balıkesir'e hakim olan İsa çelebi idi.Musa'da hakimiyet damgasını Timur'dan almış olduğundan Bursa'yı kurtarmak ve kendi yerleşmek için İsa'ya karşı geldi. Kurtaramayınca Karamana gitmek istedi, fakat Süleyman'ın Karaman ile anlaştığını anladığından Mehmed çelebi yanına gitti . Çelebi Mehmed Musa ile anlaştı onu Edirne ye yerleşmiş bulunan Süleyman Çelebiye sevk etti. Musa ağabeyi olan Süleyman Çelebi ile İstanbul'a yakın bir yerde karşılaştılar,Süleyman'a imparator yardım ettiğinden Musa yenildi, fakat takip edilmedi, vaziyetten yararlanan Musa tekrar Süleyman'a yürüdü, Süleyman kaçarken öldürüldü(1410) bunun üzerine Musa Edirne de tahta geçti, kardeşi Mehmed'e yenilinceye kadar(1413) Rumeli de padişah kaldı.
Çelebi Mehmed, İsa Çelebi'nin Bursa'ya gelmesine razı olmadığından Bursa civarında Ulubat'ta İsa'nın ordusunu yendi, veziri gazi Timurtaş paşa öldürüldü. İsa kaçtı, Mehmed Bursa'ya yerleşti. İsa'nın saltanatı kısa geçti (1402-1404). Sonra birkaç defa talihini deneyen İsa Eskişehir'de bir hamam'da iken Mehmed'in askerleri tarafından öldürülmüştür.
Süleyman Çelebi (1402-1410), kardeşi Mehhed'i Bursa'dan çıkarmaya çalıştı. Yenişehir civarında Mehmed ile savaşacağı sırada Mehmed çekildi, ağabeyi ile savaştan vazgeçti. Bursa'yı terk ile Amasya'ya gitti. Süleyman Çelebi Bursa'da bulunduğu sırada (1407) babası için türbe yaptırdı.Mehmed Edirne'de yerleşmiş bulunan Musa çelebiyi yendi(1413) artık devletin birliği temin edilmiş oldu.
1413'te iki kardeş Edirne'de mücadelede iken fırsat bilen Karamanoğlu Bursa'ya kadar geldi. Muhafız bulunan Hacı İvaz paşa ahaliyi Hisar içine çekti ve 31 gün müdafaada bulundu. Muvaffak olamayacağını anlayan Karamanoğlu Orhan camii ve civarını yaktı, Yıldırım türbesine hakarette bulunup gitti.
Müstekil kalan Çelebi Mehmed (1413-1421) Yeşil camii, medrese,imaret ve türbesini yaptırdı. Bu münasebetle Çelebi Bursa'ya sanat adamı, bilgin getirmesini bildi.Bu suretle Yeşil civarı da şenlendi ve mahalleler meydana geldi.Başka ticaret yerleri de yapıldı(eski ipek hanı gibi).
Çelebi Mehmed 1421 mayısı'nda Edirne de inmelendi, bir gün sonra vefat etti.Amasya'da vali bulunan oğlu Murad'a haber yollandı, gelinceye ve Bursa'da padişah oluncaya kadar ölü 41 gün gizlendi, sonra Bursa'ya getirilip türbesine gömüldü.
Çelebi Mehmed'in çocukları : Mahmud, Yusuf, Ahmed isminde ki oğulları 1429 ve basında, kasım 1407'de Amasya'da ölmüştür, Mustafa Çelebi Isparta'da sancak beyi iken 1423'te maktul oldu. Kızı Selçuk hatunun siyasi ve medeni hizmetleri çok, Hafsa camii yaptırmıştır, Murad'da padişah olmuştur.
MURAD 2 DEVRİNDE BURSA
1421-1415
Murad 2, 18 yaşında padişah oldu. Vakaları yatıştırdıktan sonra Bursa'nın imarına çalıştı: Yeşil camii'nin nakışları bittikten sonra Muradiye'de ki eserlere başladı, cami iki sene yapıldı, hamam imaret çeşmede bu arada yapıldı. Fatih'in annesinin türbesi 853-1449 da, Mustafa'yı atik denen Ahmed türbesi ,Abdalda eski yeni hamam (ördekli), pirinç hanı yanındaki hamam bu devrin eserleridir.
1429'da Bursa'da büyük bir veba salgını oldu, Molla feneri, İvaz paşa gibi büyüklerden çok ölen oldu.
Bazı hadiselerden müteesir olan Murad padişahlığı oğlu Mehmed'e (Fatih) terketti(1444), vaziyetten faydalanmak isteyen Hıristiyanlar tekrar haçlı seferi hazırladılar, fakat tekrar iş başına gelen Murad düşmanı varna'da 1444'te , Kosova da 1448'de dağıttı, Hıristiyanların müşterek hareketlerine tamamen son vermiş oldu.
Murad 2 , 855 muharreminin ilk Çarşamba günü kuşluk vakti (1415 şubat) da vefat etti. Mehmed padişah oldu.
Murad'ın Ahmet , Küçük Ahmet, Alaaddin, Mehmed isimli dört oğlu vardı.Alaaddin ile Büyük Ahmet babalarından önce öldüler, küçük Ahmet Fatih tarafından öldürülmüştür.
MURAT 2'DEN SONRA BURSA
Fatih(1451-1481), İstanbul'u aldıktan sonra Bursa ikinci plana indi. Bir çok ailelerde İstanbul'a gittiler. Mamafih Fatih, camii,1474 de ölen oğlu için türbe yaptırmakla Bursa'ya karşı ilgisini yaşatmıştır. Hocalarının bir kısmının medrese ve mezarları da buradadır.Emrileri İle tüccarları da çok camii yapmışlardır. İstanbul'un ilk subaşı'sı karşı duran Süleyma nın Türbesi buradadır.
Fatih ölünce oğlu Beyazıt 2 padişah oldu(1481-1512), kardeşi Cem ile epeyce uğraşmıştı ; Cem 886-1481 'de Bursa'ya girdi, orada 18 gün padişahlık yaptı, para da bastı. Beyazıt Bursa'ya gelince Yeniçeriler şehri yağma etmek istediler, hazineden para vermek suretiyle yağma önlendi. Beyazıt burada para da bastırmıştır.Sonrada Koza Han ile Pirinç hanını ticaret merkezi olarak yaptırdı, Kükürtlü hamamının bir kısmı ile eski kaplıcanın Soğukluk kısmı da o devirde yapılmıştır.
Beyazıt'ın Mahmud, Ahmet Şehinşah(öl.1511), Alemşah (öl.1512), Selim(1512-1520), Mehmed(öl.1504), Korkud(öl.1513), Abdullah (1483) adında 8 oğlundan Selim ile Alemşah Bursa'da yatar.
Yavuz Selim padişah olunca kardeşi Korkud ile uğraşmış, Korkud Bursa'da ki saray'ı amire den tüfekleri almak istemiş, Bursalılar vermemişler (25 şevval 917- Aralık 1511) Ahmed'de Bursa'ya hükmetmek istemiş (zilkade 917-ocak 1512) başaramamış.
15 Ramazan 918- Nisan 1512 de Ankara'dan Bursa'ya gelmiş kardeş kavgalarına burada son vermiş bazısının türbesini kendi yaptırmışRecep(918-1512) de Bursa'da para basılmasını emretmiş.
Kanuni Süleyman zamanında kaplıca yapıldı.(1552)
Ahmed 1, celali isyanlarını takip için Bursa'ya gelmiş.2 Recep 1014- ekim 1605 de saray hazırlanmış, padişah Mudanya'dan gelmiş 17 gün kaldıktan sonra dönmüştür.1052 H.1642 de Bursa'da bir kilise meselesi olmuş: yapılan bir kilisenin kapanmasına kadı karar verince kargaşalık çıkmış iş büyümüş İstanbul'dan ferman getirilince kilise tekrar açılmış ve iş yatıştırılmıştır.
1649'da tekrar celali isyanı olmuştur: Abaza Hasan paşa Bursa'ya kadar gelmiş, bir çok zararlardan sonra def edilmiştir.
Avcı sultan Mehmed 4 Ramazan 1069-1659 Mayısta İstanbul dan hareketle 8 günde Bursa'ya gelmiş, beraberinde Hırka'i şerifi de getirmiştir.Padişah hastane yerindeki yeni saraya yerleşmiş, saray halkı da bir gece çadırlarda kaldıktan sonra evlere yerleştirilmiştir. Bursa'da üç ay kalıp ıslahatla meşgul olmuştur.
Mustafa 2, zamanında 1110 H.-1698 de Ulucami vakası oluşmuştur: Kadir gecesi camide cemaat ile Kadir namazı kıldıran imama dışardan gelen bir kafile(bu namazı cemaat ile kılmanın doğru olmadığı )iddiasıyla hücum etmişler, imam Abdürrahim efendiye saldırdıkları hançer, iri bir adam tarafından önlenmek istenmiş fakat zavallıyı ikiye bölmüşler, vak'a büyümüş , dışardan bekçilerin müdahalesi ile bastırılabilmiştir.
1801 tarihine kadar Bursa'da bir hayli yangın olmuş fakat bu tarihte Hisar içindeki Yeşil türbeden çıkan büyük yangın lodos sebebiyle bir günde Bursa'nın Hisar semtini tahrip ettikten sonra kırk merdivenden Yahudilik , Ahmet paşa feneri , mantıcı, çarşı ,Ali paşa ta Setbaşı'nın tepesinde ki Kara ağaç mahallesine kadar hep yakmış, kül etmiştir, arsalar birbirine karışmış, mal mülk mahvolmuştur.
1837 de ilk ipek fabrikası açılmıştır.
1841 den itibaren Kütahya'da oturan eyalet valileri Bursa'da oturmaya başlamışlardır.
9 Şubat 1854 de büyük deprem oldu, Bursa'da çok tahribat yaptı.
1860 ta padişah Abdülaziz geldi, şimdiki ikinci ortaokul binasında (Tahir ağa konağı) misafir oldu. Bu münasebetle Bursa'da para basılmıştır.
1860 de şehrimizin ilk defa haritası yapılmıştır.Plevne kahramanı gazi Osman paşanın reisliğinde yapılan bu harita basılmıştır.(Müzede bir tana var) 1864 de Damad efendinin konağı Ahmed Vefik paşa tarafından hastane haline getirilmiştir. Askeri idadi (lise)1845, Mülki idadi 1883 de açılmış, 1888 de Alaca mescid mahallesinde (Halk evi yerinde Feraizci Şakir efendi tarafından matbaa açıldı).
8 Temmuz 1920 de Yunanlar Bursa'yı teşkil ettiler. Osman Gazi türbesine hakarette bulundular. 10-11 Eylül 1922 gecesi şehirden çekildiler. Bursa yine hakiki sahiplerine kavuştu. Fakat düşman kaçarken Irgandı köprüsünü bombaladı, cezaevinin bir kısmını mahkumları ile birlikte,ziraat okulunu da malzemesi ile beraber tamamen yaktılar, bazı köylere çok fenalık yaptılar. Cumhuriyet devrinde Bursa modern imara kavuşmaya çalışmaktadır.
|
|